|
Azerbaycan 'Sağlam Toplum' Sivil Örgütünün Başkanı Lale Mehralı Atatürk'ün Gizemli Ölümünü Yazdı
Azerbaycan Sağlam Toplum Sivil Örgütünün Başkanı Lale Mehralı'nın Atatürk'ün sır ölümü ile ilgili yazdığı yazısı kafalarda yeni bir soru işareti oluşturdu.
Atatürkün sırlı ölümü ve açıklanmayan vasiyeti...
Kısa Tanıtım
Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Mustafa Kemal Paşa Atatürk 1881-de Selanikte doğmuş, 10 Kasım 1938'de İstanbulda vefat etmiş. Türkiye Cumhuriyetinin ilk Cumhurbaşkanı olan Atatürk 1919-da başlattığı Milli Kurtuluş Harekatına önderlik etmiş, daha sonra, çağdaş Türkiyeni yaratan devrimi gerçekleştirmiş. Cumhuriyet Halk Partisinin kurucusu ve ilk başkanı olan Mustafa Kemal Atatürk, Osmanlı ve Türk Ordusunda önemli görevlerde bulunmuş, 1921'ci yılda "Gazi" adını almıştır. Bu yazımda tüm dünyanın tanıdığı muhteşem Türk hakkında bilinmeyen ve bilinmesi istenmeyenlerden konuşacağım&
Atatürkü Masonlar mı öldürttü?
Atatürk, malum olduğu gibi İttihat ve Terakki partisindeydi. Masonlarla ilk karşı durması da o zaman başladı. Çünkü İttihat ve Terakki cemiyetinin kurucuları masonlardı. Atatürk bu dönem içerisinde masonlarla sık-sık karşılaşmıştı. Hatta Anadoluda bazı kuvvetler Atatürkü lekelemek ve halkın gözünden silmak için ona mason adı vermiştiler.
Tarihi kaynaklarda Atatürkün masonluğa taraf olacak hiç bir düşüncesi, lafı yok. Ama bir gerçek var- Atatürk 1935-de sürekli telgraflar alıyordu. Masonlar Atatürke hoş alaka ve ilgi göstermeye çalışıyorlardı. Ama istediklerini elde edemeyince karşıdan saldırıya geçtiler.
Mustafa Kemal Atatürkün ölümü veya masonlar tarafından öldürülmesi, Atatürkün 1935te Türkiyedeki mason localarını kapattırmasından 3 yıl sonra gerçekleşti. Yani, Atatürkün masonlar tarafından öldürülmesini kanıtlamak için sebep var. Orduda ve hükümette Gerçekleştirdiği ıslahatlar nedeniyle İttihat ve Terakki ile arası açılan Mustafa Kemal bir sıra devlet memuru ile de muhalif durumuna geldi.
Ordunun siyasetten dışarıda kalmasının lazım olduğu düşüncesini tekrarladığı için Atatürk, İttihat ve Terakki Cemiyeti tarafından tehlikeli biri sanılmağa başlandı, iki defa öldürülmek istendi. Yani suikast gerçekleştirildi, amma düşmanlar başarılı ola bilmediler. Hemin günden de Atatürkün İttihat ve Terakki Cemiyeti ve dolayısı ile masonlarla savaşı başlanmış oldu.
Atatürkün masonluk hakkında tarihe düşen ilginç cümlesi var: Masonluk Yahudi tarikatından başka bir şey değil. Memleketimizde de olmamalı, ne gerek var? Bu sözler ülkede oldukça ses-küye sebep oldu. Atatürk açık-aydın olarak masonları sevmiyor ve saymıyordu. Bir kaç gün sonra TBMM'de Masonluk kalmamıştır, mason locaları bağlanmıştır'' diye beyan edildi. Anadolu Haber Ajansı 10 Ekim 1935-ci yılda gazetelere ''masonların malları, mülkleri- bir sözle her şeyleri sivil kurumlara gönderildi diye haber yaydı. Ama teessüf ki, İsmet İnönünün emriyle 1948-ci ilde masonlar tekrar Türkiyede yerleştiler&
Atatürkün mason localarını bağlatması masonlar arasında oldukça kötü karşılandı. Önceden de ihtilafları olduğu için masonlar Mustafa Kemal Atatürkten bir defalık kurtulmak istiyorlardı. Atatürkün masonlara karşı bu cür sert hareketi Türkiyeden dışarıda da çok konuşuldu.
Türkiye medyasında Atatürkün bu kararı ile bağlı yazılan yazılar komşu yunan medyasına ve oradan da dünyaya yayıldı. Bu olayı öğrenen yurtdışındaki masonlar Atatürkü yok etmek için sonu gelmeyen suikastlara başladılar. 33-cü dereceden mason olan Yahudi Avram Benaroyas bir nutkunda Masonluğumuza öldürücü darbe vuranların sonu facialı bir şekilde ölüm olacak. Nihayet ki, Kremliden beklenen karar geldi: Onun (Atatürkün) ölümü esrarengiz ve sırlarla dolu olacak!. Bununla da Atatürkle masonların savaşı başlanmış oldu.
Atatürkün ölümü
Doktorlar Atatürkün ani ölümünü kabul etmiyorlardı, çünkü bu haber ülkede büyük bir tehlike yaratır ve Atatürkün suikasta kurban gittiği hemen bilinirdi. Bunun için onun sağlığından şikayetleri olduğu bildirildi. Tarihte adı açıklanmayan, gizli mason olduğu ihtimal edilen doktorun Atatürke ilk yardım iğnesi gibi yaptığı müdahalesinden hemen sonra Atatürkün sinir organları iflas etti. Bundan sonra Atatürkte sık sık burun kanamaları, baş dönmeleri, önündekini tanımama kimi sorunlar yaşandı. 49 yaşındaki bir adamın aniden bu cür zayıf düşmesi bir az karanlık değil mi? Doğrudur, Atatürk o kadar da normal hayat sürmüyordu, hayatı savaşlarda, at üstünde geçmişti, ama sağlığından şikayeti de olmamıştı.
O zaman Atatürkün ölümü niye bu kadar sırlı oldu? Onu gerçekten de masonlar mı öldürttü? Tarihi kaynaklarda bu bir manalı olarak tasdiklenmiyor, ama ihtimalden da kaçılmıyor. Bazı araştırmacılar düşünüyor ki, Atatürkü masonlar öldürmüş olsaydı, sadece aniden ölürdü, hastalık falan geçirmezdi. Çünkü masonlar öz işlerini her zaman net görmeye çalışıyorlar. Bazı araştırmacılar ise düşünüyor ki, Atatürk gibi azimli ve yılların muhkemlettiği bedenin sahibi bu tür hastalıklara kolaylıkla yenilmezdi.
Kısa süre içinde Atatürke 45 tür hastalık teşhisi koyuldu ve hastalıkların hepsi ona gün geçtikçe daha fazla ağrılar veriyordu. Hâlbuki Atatürk şimdeyedek ayaküstü, at üstünde onlarla hastalık savuşturmuştu. O zaman bir soru yaranıyor- neden ilk yardım iğnesine kadar Atatürk kendini biliyordu, iyi hissediyordu? Atatürkün kendini kötü hissetmesi gizli mason olduğu düşünülen doktorun iğnesinden sonra gerçekleşmiş.
Doğrudur, Atatürkün masonlar tarafından öldürüldüğü iddiası net olarak tasdiklenmiyor, ama inkar da edilmiyor. Araştırmacılar hatta ikincinin birinciye nispette daha gerçek olmasını diyorlar.
Sır değil ki, Atatürkü tüm Türk dünyasının insanları kutsal bilmişler. Genç olmasına bakmayarak Türkiye Cumhuriyetinin temelinin koyulmasında ve yükselişi yolunda çok başarılı ve net adımlar atmış. Amma onun ve dolayısı ile Türk milletinin düşmanları da az değildi, bu sıraya bazı doktorlar da dahil.
Büyük Türke Atatürke ömrünün son günlerinde karaciğer sirozu teşhisi konuldu. Doktorlar teşhisin nedenini aşırı alkol içmenin sonucu gibi açıkladılar. Ancak söylenenlerin yalnız iddia ve leke olduğunu tüm dünya bilir, çünkü Atatürk günün 1820 saatini ayak üste, at üstünde ve görevi başında olmuş ve tarihte onun bir defa da olsun sarhoş halde olması ile alakalı hiç bir kaynak yok! Doktorların iftirası Büyük Türke yakıştırılmadı, Türk dünyası liderinin kim olduğunu iyi biliyordu çünkü&
Şu an elimdeki tüm detayları bir kenara bırakıyorum ve asıl sebebi bulmaya çalışıyorum:
1. Atatürkün ölüm sebebi alkollü içkilerin sonucu olan karaciğer sirozu değildi. Büyük Türk sirozdan ölseydi karaciğeri şişmiş olmazdı. Şişkinliğin sebebi Atatürke mason doktorun yaptığı zehirli iğneden olabilirdi.
2. Atatürk eyer hastalığa yenilecek biri olsaydı Türk milletini kurtarmak ve çağdaş sivilizasiyaya aparmak için cepheden cepheye koşarken iki defa geçirdiği ağır soğuk değmeden öle bilirdi, ama o hastalıkları kolaylıkla def etti.
3. Karaciğer sirozu 10-15 yıl durmadan, her gün 3 çay bardağından artık alkol içilmesinin sonucunda yaranır. Hâlbuki Atatürk asla bu sıklıkta ve bu kadar içki içen birisi olmamış.
4. Atatürke konulan alkole bağlı karaciğer sirozu teşhisinin bir sebebi de o devir bakteriyoloji testler için yeteri kadar makine olmamasından kaynaklanırdı. Yani konulan teşhis sadece bir tahmindi.
5. Atatürke soğuk değme-işitme aleyhine tedavi edilmiş, cismine aşırı derecede kimyasal ilaçlar ve iğneler yapılmış ve karaciğeri bu yüzden kuvvetten düşmüş ve sırf bu yüzden siroza çevrilmiş ola bilirdi.
6. Atatürkü tedavi eden doktor mason locası üstadı sıralarından olan Doktor Kemaldir (birçok tarihi kaynaklarda adı açıklanmasa da Kemal adının yazıldığı bir kaç kaynak var).
7. Atatürkün sağlık durumu daha da kötüleştikten sonra yurtdışından başka bir doktor davet ediliyor. Yanlış tedavi edildiğini, karaciğerinin de bu yüzden iflas ettiğini söyleyen de hemin doktor.
O zaman bir soru çıkıyor ortaya: nasıl oluyor ki, Atatürkün sirozdan öldüğü açıklandı ve bütün tarihi yazılı kaynaklara da böyle aktarıldı?
Türkiye Büyük Millet Meclisinde Atatürkün ölümü ile bağlı mesele gündeme getirildi. Mason localarının 1935-de kapatılmasına bakmayarak mecliste hala mason millet vekilleri vardı. Onlar ısrarla meclis rehberine "Efendim, onun (Atatürkün) alkol ve sigaradan öldüğünü duyursak, gençliye görk olur" diyorlardı. İlginç olan da şu ki, bu öneri ses çokluğu ile kabul edildi. Türkiye için canını hiçe sayan Büyük Öndere çamur atıyorlar- Atatürk aşırı derecede alkollü içkinin zararından vefat etti!
Atatürkün gizletilen vasiyeti
Araştırmacı-yazar Aytunç Altındalın söylediğine göre, Atatürk ölümünden 50 yıl sonra bazı düşüncelerin açıklanmasını istemişti. Ama onun bu vasiyeti Toplum hala hazır değil söylenerek gerçekleştirilmedi. Aytunç Altındal, Atatürkün politik ve tarihi vasiyetinin bilerekten gizledildiyini düşünüyor. Onun sözlerine göre, Atatürkün elyazmalarında, Ebedi payidar kalacak dediği Türkiye için ileride ne gibi politik yapılması konusunda düşünceleri ve önerileri varmış.
Sırlı vasiyetin 1988-de, yani Atatürkün ölümünden 50 yıl geçtikten sonra açıldığını söyleyen Altındal diyor: O zamanki cumhurbaşkanı Kenan Evren ve o zamanki baş bakan Turgut Özal vasiyeti okudular. Ancak bu düşüncelere toplumun hala hazır olmadığını bahane ederek vasiyetin açıklanmaması gerektiğini söylediler. 1988-de Atatürkün vasiyetinin üzerine 25 yıllık yeni bir yasak koyuldu.
Üstün zekaya, nadir görülen sergerdelik kabiliyetine ve devlet idare etmesine göre ad kazanmış Atatürk nasıl ki Türk dünyasının, hem de bütün dünyanın dikkat merkezinde idi. Onun öncegörüşü ve derin düşüncesinin sayesinde Türkiye bu kadar güçlene ve kendini tüm dünyaya tanıta bildi.
|